Karmaşık bir problem karşısında ekipçe ilk akla gelen çözüme yönelmek kolay. Oysa soruyu nasıl kurduğumuz, çabamızı nereye harcayacağımızı da belirliyor. Yanlış çerçevelenmiş bir soru, iyi niyetli bir çalışmayı yanlış yöne taşıyabilir.

Soruyu yeniden kurmak

Sistematik problem çözme yaklaşımları, problemin sınırlarını, çelişkilerini ve eldeki kaynakları netleştirmeye yardımcı olur. Bunlar belirginleştikçe üzerinde çalışılabilecek çözümleri de daha iyi görebiliriz.

Sistematik düşünme ile yaratıcılık birlikte

TRIZ gibi yöntemler, geçmişte çözülmüş milyonlarca problemin örüntülerinden yararlanarak denenmiş çözüm yönlerini ekibin önüne koyar. Bu, yaratıcı çalışmayı şansa bırakmadan yürütmenin bir yoludur. Yaratıcılık seçenekleri çoğaltırken analiz bunları değerlendirmeye yardımcı olur. İkisini birlikte kullanmak, kararları daha hızlı ve daha sağlam bir temelde almamızı kolaylaştırabilir.

Başlangıç için problem tek cümleyle yazılıp her kelimesi sorgulanabilir. Ardından çelişkiler ve sistem sınırları çıkarılarak problem üç farklı biçimde yeniden tanımlanır. En umut verici tanım küçük bir çalışmada test edilir. Öğrenilenleri kayda geçirmek, düşüncenin uygulamada nasıl karşılık bulduğunu izlemeye yarar.