Kurum büyümeyi mi hızlandırmak, müşteri deneyimini mi farklılaştırmak, karar kalitesini mi yükseltmek, yeni bir değer alanı mı yaratmak istiyor? AI kullanım alanlarını ararken bu yönün net olması önemli. Aksi halde ortaya birbirinden kopuk verimlilik fikirleri çıkabiliyor. Kullanım alanı seçimi, kurumsal yapay zeka dönüşümünün ilk adımı olarak ele alınmalı.
Stratejik ihtiyaçları ölçülebilir birer değer hipoteziyle ifade etmek, her uygulamadan ne beklendiğini açıklaştırır. Ardından bu ihtiyaçlar değer akışlarıyla, karar noktalarıyla ve gerekli yetkinliklerle eşleştirilebilir.
Bu eşleştirmede müşterinin, çalışanın veya yöneticinin yaşadığı önemli anlara bakmayı öneriyorum. Nerede bilgi kayboluyor, karar gecikiyor, seçenekler daralıyor ya da uzmanlık daha geniş bir alanda kullanılamıyor? Bu sorular, AI'ın süre kazandırmanın yanında hangi eksikliği giderebileceğini de görmeye yardım eder.
Aday kullanım alanlarını değerlendirirken stratejik uyum, beklenen değer, veri hazırlığı, risk, yetkinlik ihtiyacı ve ölçeklenebilirlik birlikte ele alınmalı. Değerli görünen bir fikir, çalışanlar problemi tanımlayamıyor veya çıktıyı denetleyemiyorsa henüz uygulamaya hazır olmayabilir. Böyle bir durumda teknoloji yatırımıyla yetkinlik yatırımını birlikte planlamak gerekir.
Kullanım alanı portföyünde kısa vadeli kazanımlarla uzun vadeli dönüşüm arasında denge aranabilir. Bazı uygulamalar mevcut işi iyileştirir, bazıları iş akışını baştan kurar. Az sayıdaki stratejik uygulama ise yeni ürün, hizmet veya iş modeli yaratır. Kurumun AI gündeminde bu üç ufkun nasıl yer alacağı bilinçli bir tercih olmalı.
Kendinize sorun
- AI ile hangi stratejik sonucu farklı bir seviyeye taşıyabiliriz?
- Müşteri veya çalışan için bugün mümkün olmayan hangi değeri üretebiliriz?
- Bu kullanım alanının gerektirdiği insan yetkinliklerine sahip miyiz?



