Bir toplantıda yeni fikir istendiğinde ekiplerin bildikleri çözümlere dönmesi sık rastlanan bir durum. Hayal gücümüz olsa da düşünce alıştığı yolları izlediğinde seçeneklerimiz daralabiliyor. Teknik yaratıcılık, bu yolları bilinçli biçimde değiştirmek için öğrenilebilen ve tekrar edilebilen yöntemleri bir araya getiriyor.
İş hayatında yaratıcı düşünmek
Burada "teknik" kelimesi yöntemi anlatıyor, kapsam mühendislikle sınırlı değil. Bir satış ekibi, insan kaynakları birimi veya üretim hattı aynı araçlarla çalışabilir. Amaç, fikri tesadüfe bırakmadan hangi düşünme adımıyla üretildiğini bilmek.
Biyomimikri: Doğanın çözdüğü problemler
Biyomimikride, doğada milyonlarca yıl içinde gelişmiş çözümler incelenip eldeki probleme uyarlanıyor. Yapışkan kullanmadan tutunan bitki tohumları cırt cırt banda, yalıçapkını kuşunun gagası daha sessiz hızlı tren burnuna ilham vermiştir. İş hayatında da “Doğada bu işlevi kim yerine getiriyor?” diye sorabiliriz.
Bilgiyi hızla yaymak isteyen bir ekip, karınca kolonisinin iz bırakma düzenini inceleyebilir. Değişen talebe uyum arayan bir organizasyon da sürü davranışına bakabilir. Kendi problemimize taşıyacağımız şey, canlının yerine getirdiği işlev ve çözümün dayandığı prensiptir.
Metaforik düşünme: Başka bir dünyadan bakmak
Metaforik düşünmede problem, başka bir alandaki duruma benzetilerek yeniden tanımlanır. "Müşteri deneyimimiz bir restoran olsaydı, hangi masada beklerdik?" sorusu bunun bir örneği. Süreç şemasında göremediğimiz ayrıntılar bu soruyla konuşulabilir hale geliyor.
Benzetme, ekibin kullandığı dili de değiştiriyor. Teknik terimler içinde tıkanmış bir tartışma, orkestra, hava limanı veya bahçe benzetmesiyle yeniden açılabilir. Ardından bu yolla üretilen fikirleri gerçek koşullara uyarlayıp sınamak gerekiyor.
Diğer yöntemler
Tersine çevirme, sorunu nasıl daha kötü hale getirebileceğimizi sorarak kör noktaları arar. Zorlamalı ilişkilendirmede rastgele bir nesne problemle bağlanır ve alışılmış çağrışımların dışına çıkılır. TRIZ ise teknik çelişkileri sistematik prensiplerle çözmek için bir çerçeve sunar.
Bu yöntemler tek başlarına sonuç garantisi vermiyor. Değerleri, ekibin aynı probleme farklı yönlerden bakmasını sağlayan bir çalışma disiplini kazandırmalarında. Serinin sonraki bölümlerinde her birini uygulama örnekleriyle ayrı ayrı ele alacağız.
Denemeye başlarken problemi ürün veya süreç adıyla anlatmak yerine, yerine getirilmesi gereken işlevi yazabiliriz. Ardından biyomimikri, metafor veya tersine çevirmeden biri kısa bir oturumda uygulanabilir. Çıkan fikirleri kendi koşullarımıza uyarlayıp en umut verici olanı küçük bir denemeyle sınadığımızda, yöntemin eldeki işe ne kattığını görebiliriz.



